ElektronikTeknolojiYazılım

Arttırılmış Gerçeklik (AR) Nedir? Nerelerde Kullanılır?

0
Arttırılmış Gerçeklik (AR) Nedir?

Mühendistan Aylık Ücretsiz Bülten Aboneliği

Teknolojinin gelişmesiyle artık gerçek fiziksel dünya, sanallaşmaya başladı. Bu sanallaşma her ne kadar daha ilkel seviyede olsa da birçok konuda insanlığın gelişmesine katkı sağlıyor. Arttırılmış gerçeklik de gerçek dünya ile sanal dünyanın birleşimi için kullanılan teknolojilerden birisidir. Bu içeriğimizde sizlere arttırılmış gerçeklik ve kullanımını güzel örneklerle derledik.

Arttırılmış Gerçeklik (AR) Nedir?

İngilizcesi Augmented Reality (AR) olan Arttırılmış Gerçeklik, gerçek dünyadaki mekanların ve nesnelerin, bilgisayar ortamında oluşturulan sanal mekan ve objelerle zenginleştirilmesi anlamına gelir. Arttırılmış gerçeklik, uygulanması çok zor veya imkansız olan deneylerin, yapılmasını mümkün kılar. Arttırılmış gerçekliğin dokunma, koku alma ve tatma gibi duyuların da ortamına eklenebilme potansiyeli vardır.

Arttırılmış gerçeklik uygulamaları cep telefonları,tabletler ve baş konsolları gibi birçok farklı cihaz ile kullanılabilir. Uygunabilirliliğinin çeşitliliği tabanında, arttırılmış gerçeklik, sanal objeleri gerçek zamnda bir video kamerası ile sağlanan gerçek duyulara ekleyen insan bilgisayar etkileşimi olarak da tanımlanabilir.

Arttırılmış gerçekliğin yaratıcılarından biri olan Ronald Azuma’ya göre arttırılmış gerçeklik kendine özgü 3 farklı özelliğe sahiptir. Bunlar,

  • Gerçek ve sanal dünyanın kombinasyonu
  • Gerçek zaman etkileşimi
  • 3D nesneler

Arttırılmış gerçeklik, genel olarak belli başlı temel sistem bileşenlerinden oluşmaktadır. Genellikle gözlük veya lens gibi giyilebilir eşyalara entegre edilebilen veya telefon ve tabletler ile kullanılan arttırılmış gerçeklik teknolojileri vardır.

Gözlüklere genellikle küçük bir projektör ile görüntüler yansıtılır. Telefon ve tabletler de ise cihazın kamerası ve konum bilgileri arttırılmış gerçekliğin sisteme entegresi için önemlidir.

Arttırılmış Gerçekliğin Kullanımı

Arttırılmış gerçeklik çoğunlukla fütüristik bir teknoloji türü olarak tanıtılsa da yıllardır çevremizde olan bir teknolojidir. Örneğin, savaş pilotlarının kullandığı uçağın yükseklik, hız ve yön gibi değerlerini gösteren başlıklar arttırılmış gerçekliğin ilk örneklerinden biridir öyle ki bu teknoloji 90’lı yıllardan bu yana kullanılmaktadır. Bu başlıklar daha sonraları ise pilota hedeflerindeki cisimleri de göstermeye bağladılar.

Bir savaş uçağı pilotunun kaskındaki görüntü
Bir savaş uçağı pilotunun kaskındaki görüntü

SixthSense

Çeşitli laboratuvarlar ve şirketler bize arttırılmış gerçekliği sağlayacak cihazları üretiyorlar. 2009 yılında MIT Medai Lab’s Fluid Interfaces Group, bir kamera, küçük bir projektör, akıllı telefon ve aynanın kullanımını birleştiren ve SixthSense adı verilen bir cihazı tanıttı. Bu cihaz kullanıcının göğüs bölgesine yerleştiriliyor ve 4 sensor cihazı da kullanıcın parmaklarında yer alıyor.

6. His anlamına gelen SixthSense cihazı
6. His anlamına gelen SixthSense cihazı

Google Glass

Google ise 2013 yılında, arttırılmış gerçekliği daha fazla giyilebilir arayüze taşıyan Google Glass teknolojisini tanıttı. Bu cihaz küçük bir projektör vasıtasıyla kullanıcının göz ekranına görüntüleri yansıtır. Cihaz ayrıca ses komutlarına da yanıt verir, resimleri ve videolar ekran üzerine yansıtılır. Ancak Google, Google Glass’ı Aralık 2015’ın sonunda geri çekti.

Google Glass
Google Glass

Arttırılmış Gerçeklik Uygulamaları

Telefonlar ve tabletler, arttırılmış gerçekliği birçok insanın hayatına girmesinin bir yoludur. Android ve IOS üzerinde onlarca belki de yüzlerce arttırılmış gerçeklik tabanında çalışan uygulamaları veya oyunları bulmak mümkün. Örneğin, Vito Teknoloji firmasına ait Star Walk uygulaması, kullanıcılara kameralarını gökyüzüne doğrulttukları zaman yıldızların veya gezegenlerin konumlarını ve isimlerini gösteriyor. Bir diğer popüler uygulama örneği de Layar, bu uygulama akıllı telefonun GPS‘ni ve kamerasını kullanıcının çevre ortamı hakkındaki bilgileri almak için kullanır. Ardından da yakındaki restorantlar, dükkanlar veya kullanıcını ilgisine bağlı mekanları gösteriyor.

Ayrıca Android ve IOS üzerinde çevrenizdeki ortamı renklendiren, ölçülendiren ve tasarım yapmanızı kolaylaştıracak birçok uygulama da mevcut. Örneğin evinizi boyatmak istiyorsunuz kameranızı açarak bağlandığınız uygulamanız size istediğiniz renkteki duvarları evinizin içerisinden göstererek hangi rengin evinizle daha uyumlu olduğunu bulabiliyorsunuz.

Pokemon GO

Arttırılmış gerçekliğin en yaygın görüldüğü alan aslında oyun sektörüdür. Özellikle de mobil oyun sektöründe bu teknoloji kullanımı her geçen gün artıyor. 2016 yılında piyasaya sürülen ve kısa sürede 100 milyon kullanıcıya ulaşan Pokemon Go oyunu AR’ın oyun sektöründeki kullanımının en bilinen örneğidir. Oyun kullanıcılara Pokemon karakterlerinin kendi çevre ortamında dolaştığını veya saklandığını gösteriyor. Yani bu oyunda arabanızın içinde de bir pokemon olabilir.

Pokemon Go oyunundan bir kesit
Pokemon Go oyunundan bir kesit

Harry Potter: Hogwarts Mystery

2018 yılına gelindiğinde ise Harry Potter: Hogwarts Mystery oyunu, AR oyun sektöründe sansasyon yarattı. Oyun kullanıcıları Hogwarts dünyasının içerisine sokuyor sanki oradaymışsınız gibi büyüler öğreniyor, iksir kullanıyor ve Hogwarts öğretmenlerini tanıyorsunuz. Google Play Store’da uygulama 10 milyondan fazla kez indirildi.

Harry Potter: Hogwarts Mystery Oyunundan Bir Kesit
Harry Potter: Hogwarts Mystery Oyunundan Bir Kesit

Arttırılmış Gerçekliğin Geleceği

Arttırılmış gerçekliğin, telefon ve tabletlerin dışında kontakt lenslerde ve diğer giyilebilir cihazlarda da aktif olarak kullanılabilmesi için araştırma ve geliştirme çalışmaları devam ediyor. Arttırılmış gerçekliğin en temel amacı insanların duyularını yerine geçen telefon veya table gibi cihazlar kullanılarak sanal ve gerçek dünyayı birleştirmek. Akıllı gözlükler bile bu teknolojinin yeni bir formu olarak kabul ediliyor.

Her yeni teknoloji gibi, AR’ın da birçok etnik ve politik durumları var. Örneğin Google Glass gizlilik endişelerini arttırdı. Bu gözlük ile gördüğünüz duyduğunuz her şeyin kaydedilip kullanılması gibi kullanıcı gizliliğini ihlal edebilecek sorunlar oluşabilir. Hatta insanların yüz haritasının bile çıkartılıp, kişiye özel yüz tanıma sistemlerinde kullanılabilme endişesi de kullanıcılar tarafından tartışılıyor.

Kaynaklar ve İleri Okuma

Emre LEBLEBİCİOĞLU
Emre LEBLEBİCİOĞLU, 1993 yılının Ekim ayında Adana'nın Seyhan ilçesinde doğdu. İlk,orta ve lise öğrenimini burada tamamladı. 2011 yılında Karabük Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği bölümünü kazandı. 2012 yılında ise yine aynı üniversite de Mekatronik Mühendisliğinde çift anadal programına başladı. 2014 yılının ilk döneminde Erasmus programı kapsamında Bükreş Politeknik Üniversitesi'nde eğitim aldı. 2015 yılında haziran ayında Enerji Sistemleri Mühendisliğinden, ağustos ayı sonunda ise Mekatronik Mühendisliğinden mezun oldu. Mezuniyetten sonra ise yaklaşık 2 yıl solar enerji sektöründe faaliyet gösterdi. Askerlik vazifesini de yedek subay olarak tamamladı. Şuan da ise Marmara Üniversitesi İngilizce Makine Mühendisliği bölümünde tezli yüksek lisans yapmaktadır. İleri seviyede İngilizce ve başlangıç düzeyinde Almanca bilmektedir.

Merkezi Olmayan Dağıtık Enerji Üretimi Nedir?

Önceki Yazı

2020 Nobel Fizik Ödülü Sahiplerini Buldu

Sonraki Yazı

Yorum

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunları da beğenebilirsiniz

Bu konuda daha fazla Elektronik