Kişisel Gelişim

Karantina Sürecinde Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar

1
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar listemiz
St.Gallen manastırı Abbey Kütüphanesi

Karantina sürecinde evde birçok şeyi yapmak için çok fazla zamanımız var. Bu süreci en iyi değerlendirmenin yollarından biri kitap severler için kitap okumaktır. Bacon’unda dediği, gibi bazı kitapları okurken zamanınızın büyük bir kısmını hem okuyup hemde kitap üzerine düşünerek, yazıp çizerek geçirmek çiğneyip sindirmek için en iyi yöntemlerden biridir. Gelin siz değerli Mühendistan okuyucularına bu süreçte hem düşünce hayatınıza yeni şeyler ekleyip karantina sürecinizi dolduralım ve yazımızda belirttiğimiz mutlaka okunması gereken kitaplar ile kendinize değer katın.

1) Yuval Noah Harari

Dünyaca ünlü İsrailli bir yazar ve tarihçi. 1976 yılında İsrail’in kuzeyindeki Kiryat Ata’da doğdu. Yuval Noah Harari, kaleme aldığı tarih kitaplarıyla dünya çapında büyük bir şöhrete kavuştu. Pek çok ülkede ‘çok satanlar’ arasına girmeyi başaran tarih kitapları yazdı. Harari’nin çalışmaları daha çok makro-tarihsel sorunlar olarak özetlenebilir. Dünya tarihi, Ortaçağ tarihi ve askeri tarih gibi konularda uzmanlaşmış Harari, tarih ve biyoloji arasında bir ilişki olup olmadığı sorusuna alternatif cevaplar sunuyor. Yazarın yoğunlaştığı diğer makro-tarihsel soruları şöyle: Tarihte adalet var mı? Tarih ilerledikçe insanlar mutlu oldu mu? Homo sapiens ve diğer hayvanlar arasındaki fark nedir?

Sapiens – Hayvanlardan Tanrılara

Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar : Sapiens - Hayvanlardan Tanrılara

Son yılların en çok ses getiren kitapları arasında yer alıyor. Başlangıçtan bugüne insanın tarihsel yolculuğunu ele alan eser, bugünü meydana getiren tüm koşulları fenni ve sosyal bilimler ışığında detaylandırıyor. “Önce her şey bir toz bulutuydu.” Hayvanlardan Tanrılara Sapiens; evren, dünya ve insan hakkında sorulan tüm soruları cevaplamaya tam da bu noktadan başlıyor.

Homo Deus – Yarının Kısa Bir Tarihi

Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar : Homo Deus - Hayvanlardan Tanrılara

Hayvanlardan Tanrılara Sapiens kitabıyla insan türünün dünyaya nasıl egemen olduğunu anlatan Harari, Homo Deus’ta çarpıcı öngörüleriyle yarınımızı ele alıyor. İnsanlığın ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu bilim, tarih ve felsefe ışığında incelediği bu çalışmasında, insanın bambaşka bir türe, Homo deus’a evrildiği bir gelecek kurguluyor. Tarih boyunca benzeri görülmemiş kazanımlar elde etmemize rağmen mutluluk seviyemizde neden kayda değer bir artış olmadı? gibi başka temel sorulara cevap arıyor.

Bu iki kitabı, özellikle insanlık tarihi ile doğuşundan itibaren ilgilenen kişilerin mutlaka okunması gereken kitaplar listesine eklemesi gerekiyor.

21. Yüzyıl İçin 21 Ders

Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar : 21. Yüzyıl İçin 21 Ders

Yüzyılımızın eşi benzeri görülmemiş teknolojik ve ekonomik kırılmalarıyla ve yaşanan aralıksız değişimlerle başa çıkabilmek için elzem soruları tartışmaya açıyor.

Bilgisayarlar ve robotlar insan olmanın anlamını nasıl değiştirecek?, Yalan haber salgını karşısında ne yapabiliriz?, Büyük Veri bizi sürekli izlerken, seçme özgürlüğümüzü nasıl geri kazanabiliriz?, Ufkumuzu aşan, bütünüyle insan kontrolünün dışında dönen ve tüm tanrılarla ideolojilere gölge düşüren bir dünyada sağlam bir etik zemin bulmak mümkün mü?, Eşitsizlik ve iklim değişikliğinin açtığı dertlere milliyetçilik deva olabilir mi?

Harari bu ve benzeri çok temel soru(n)ları, her biri birbirinden kışkırtıcı ve derinlikli 21 bölümde ele alırken, daha önceki kitaplarında ortaya koyduğu fikirlere dayanarak siyasi, teknolojik, toplumsal ve varoluşsal zorluklara açıklık getiriyor.

Harari’nin bu kitapları mutlaka okunması gereken kitaplar arasında oldukça büyük öneme sahiptir ve mutlaka bu kitaplara göz atmanızı tavsiye ediyorum.

2) İlber Ortaylı

Hepimizin ekranlardan alışık olduğumuz; Türk tarihçi, akademisyen, yazar ve aynı zamanda, Türk Tarih Kurumu şeref üyesi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Türkiye’de akademi camiasının yanı sıra çeşitli yayın mecralarında da ilgiyle takip edilen isimler arasında yer alıyor. Engin bilgi birikimi ve hakim üslubuyla adından söz ettiren Ortaylı; bu kez karşımıza yalnızca cevaplarla değil, bir kitap dolusu yanıtı olan şu soruyla çıkıyor;

Bir Ömür Nasıl Yaşanır?

Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar :  Bir Ömür Nasıl Yaşanır?

İlk gençlik yıllarından beri bilgiyi ve çalışmayı hayat felsefesi haline getiren Prof. Dr. İlber Ortaylı, Bir Ömür Nasıl Yaşanır? adlı kitabında kendi yaşam tecrübesinden yola çıkarak okurlarına eşsiz bir yaşam rehberi sunuyor.  Eserinde insan hayatının dönüm noktalarından doğru çalışma metotlarına, meslek seçiminden dil öğrenimine, seyahatten sanata kadar birçok konuda değerli görüşlerini aktaran Ortaylı, kişisel gelişim alanında da okurlarının yolunu aydınlatmaya devam ediyor.

Kişisel gelişim üzerine mutlaka okunması gereken kitaplar arasında kesinlikle olması gereken bir kitap.

3) Steven Weinberg

Kuramsal parçacıklar fiziğinde uzmanlaşmış ve sonrasında yer çekimini incelemiştir. Steven Weinberg, 1967 yılında elektromanyetik etkileşimle zayıf etkileşimi birleştirmeyi sağlayan bir kuram önermiş, Amerikalı Glashow ve Pakistanlı Muhammed Abd’üs-Selam ile 1979 Nobel Fizik Ödülünü paylaşmıştır.

İlk Üç Dakika

Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar: İlk Üç Dakika

38 yıl önce yazılan İlk Üç Dakika kitabı güncelliğini koruyor. Kitabın yazıldığı 1976’da evrenin kabaca 14 milyar yıllık öyküsüyle ilgili ana kuram, Büyük Patlama Kuramı, ana hatlarıyla ortaya çıkmıştı. Bu öykünün özellikle ilk birkaç dakikası 1960 ve 1970’lerde büyük ilerlemeler kaydetmiş olan temel parçacıklar fiziğine dayanır; temel parçacıklar fiziğinin “Standart Model”i o tarihlerde, özellikle Weinberg’in önemli kuramsal katkılarıyla tamamlanmıştı. Kitapta evrenin tüm evrimine değinilmekte; örneğin, “Evrenin kütlesi tekrar gerisin geri Büyük Çökmeye yetecek midir, yoksa Soğuk Ölüme mi yol açacaktır?” gibi henüz yanıtsız olan sorular da ele alınmaktadır.

Bu kitap özellikle evren, büyük patlama gibi konularla ilgilenen kişilerin mutlaka okunması gereken kitaplar listesine koyması gereken bir kitap olarak öne çıkıyor.

4) Paul Davies

Paul Charles William Davies, (22 Nisan 1946 doğumlu) bir İngiliz fizikçi, yazar ve yayıncıdır. Aynı zamanda Arizona State Üniversitesi’nde profesör olarak BEYOND (Fen Eğitiminde Temel Kavramlar Merkezi) Direktörü. Kaliforniya’daki Chapman Üniversitesi Kuantum Araştırmaları Enstitüsü’nde görevlidir. Cambridge, University College London, Newcastle upon Tyne Üniversitesi, Adelaide Üniversitesi ve Macquarie Üniversitesi’nde daha önceleri akademik toplantılar gerçekleştirmiştir. Araştırma alanları kozmoloji, kuantum alan teorisi ve astrobiyoloji gibi alanlardır. Mars’a tek yönlü bir yolculuğun uygulanabilir bir seçenek olabileceğini önermiştir.

Son Üç Dakika

Evrenin nihai kaderi hakkındaki en sağlam bilimsel temellere dayanan düşünceleri, evrenin sonu geldiğinde insanların neler hissedeceğini işleyen senaryolarla birleştirerek sunuyor. Bu yapıtta son gün ışığının sürekli geceye dönüşmesini izleyecek, yanan yıldızların enerjisi tükendiğinde yıldız kıyametinin başlangıcını yaşayacaksınız. Kara deliklerin, yanıp tükenmiş gök adaların dağınık artıklarını yutan son enerji kaynağı olacağı o çağlarda bir yolculuk yapacaksınız.

Acaba evren, sıcaklığın atom çekirdeklerini bile çözecek kadar yükseleceği büyük bir büzülüşle mi sona erecek? Yoksa çok da uzak olmayan bir gelecekte, ani ve beklenmedik bir kozmik felaketle mi? Evren sonsuza dek sürecekse, soyumuzdan gelenler ebedi geceden sonra hayatta kalmanın bir yolunu bulacaklar mı? insanlığın büyük sorularının yanıtlarını araştıracaksınız.

5) Richard Phillips Feynman

20. yüzyılın en önemli fizikçilerindendir. Kuantum Elektrodinamiği üzerindeki çalışmaları nedeniyle 1965’te Julian Schwinger ve Sin-Itiro Tomonaga ile beraber Nobel Fizik Ödülüne layık görülmüştür.

Kuantum Elektro Dinamiği

KEDİ*Işık ve Maddenin Tuhaf Kuramı, ışık ve elektronların nasıl etkileştiğini anlatan ‘tuhaf kuram’dır. Bu kuram Richard Feynman ve meslektaşları sayesinde aynı zamanda fiziğin kesinlikle bilinen ender kısımlarından birisi olmuş ve her türlü denemeden başarıyla çıkmıştır. Güzelliği berraklığında olan bu konferans dizisinde de KEDİ’ye eksiksiz bir giriş yapmaktadır.”Nobelli fizikçi Feynman özgün olmaktan kendisini alamamakta, bu canlı, hayranlık veren kitapta (oluşmasına belirli katkılarda bulunduğu) ışığın kuantum kuramını sıradan insanlara anlatmaktadır.

6) Marcus Chown

İngiliz fizikçi, popüler bilim yazarı ve yayıncı. 1980 yılında Londra Üniversitesi Fizik Bölümü’nden mezun olan ve Pasadena’da bulunan Kaliforniya Teknik Enstitüsü’nde astrofizik dalında master yapan Marcus Chown, astronomi ve fizik konularında basit bir dille yazdığı açıklayıcı popüler bilim kitaplarıyla tanınmıştır. Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nde astronom olarak da çalışmış olan Chown, haftalık bilim dergisi New Scientist için danışmanlık yapmaktadır.

Biraz Kuantum’dan Zarar Gelmez

Tüm insan ırkı, bir küp şekerin sahip olduğu hacme sığdırılabilir. Zamanda yolculuk fizik kurallarına aykırı değildir. Bir atom aynı anda birçok farklı yerde bulunabilir.

Bu cümlelerin bir bilimkurgu filminden alındığını düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Bilimin kendisi, bilimkurgudan çok daha çarpıcı bilgiler içeriyor.

Modern fiziğin iki büyük teorisi bizlere bu harikulade gösterinin kapılarını açıyor:

Kuantum Teorisi ve İzafiyet Teorisi.

Mikroskobik dünyadan zaman makinelerine, şizofren atomlardan kuantum bilgisayarlarına, kara deliklerden Evren’in ilk salisesine uzanan Marcus Chown, kullandığı basit dil ve verdiği pratik örneklerle, modern fiziğin temel fikirlerini sarmış olan sisi dağıtarak, başka bir illüzyona inanmaya gerek duymayacağımız ölçüde büyüleyici bir Evren’de bulunduğumuzu gösteriyor.

Biraz kuantum teorisi öğrenmekten kimseye zarar gelmeyeceği gibi, bu sayede yaşadığımız dünya ve kendimize dair çok daha geniş ölçekli bir bakış açısına da sahip olabiliriz. Yaklaşın, yaklaşın. Kuantum teorisi sizi ısırmaz!

7) George Orwell

George Orwell, ilk edebi eserini 11 yaşlarında yerel bir gazetede yayımlamıştır. İngiltere’de yatılı bir okulda okuduktan sonra çalışmalarına devam etmek üzere iki kolejin bursunu kazandı. Eğitimini Eton’da tamamlayıp 1922 yılında Hindistan İmparatorluk Polis Teşkilatı’na katılmıştır. 15 yıl görev yaptıktan sonra görevinden istifa edip yazar olmak için İngiltere’ye dönmüştür. George Orwell, 1933 yılında ilk olarak “Paris ve Londra’da Beş Parasız” adlı kitabını yayımlamıştır. Ailesini utandırmama düşüncesiyle ismini George Orwell olarak okuyucuya tanıtmıştır. Yıllarca hastalıklar ile boğuşan yazar en son tüberküloz ile savaşmıştır. Orwell, en çok bilinen iki distopik romanıyla tanınmaktadır: “1984” ve “Hayvan Çiftliği”… Orwell, Hayvan Çiftliği’nde Sovyetler Birliği’ni ve diğer totariter rejimleri alegorilerle eleştirmiştir.

1984

Distopya olarak nitelendirilen George Orwell’ın bu şahane eseri, geçmişin aslında ne kadar da gelecekten izler taşıdığını ortaya koyuyor. 1948’de kaleme aldığı bu eser ile Orwell, günümüz modern dünyasının protestosudur. Her ne kadar kitabında 1984 yılını tasvir etse de kitabın derinliklerinde bugünden izler de bulabilmeniz mümkün. Bu durumda elbette ki George Orwell’ın ileri görüşlülüğü etkili.

Sovyet Rusya’ya bir eleştiri niteliğinde olan bu kitap, günümüz siyasetinin baskısı, toplumdaki adaletsizliği, insanların tek tipleştirilmek istenmesi, zihnin kontrolü ve bireyselliğin yok edilmesi gibi kavramlar üzerinde de duruyor. Ütopik olduğu kadar gerçekçi yönlere de yer veren roman, sizi yaşadığınız toplum düzeni içerisinde de düşünmeye davet ediyor. Önlem alınmadığı takdirde nerelere sürüklenebileceğimiz konusunda ipuçları veren bu romanı, elinizden bırakamayacaksınız.

8) Hermann Hesse

İlk şiirini yirmi beş yaşında yazdı. Bunu Peter Camenzind, Çarklar Arasında, Gertrud, Rosshalde, Demian ve diğer romanları izledi. Birinci Dünya Savaşı’nda Alman militarizmini protesto etmek için İsviçre’ye yerleşen, İkinci Dünya Savaşı’nda hem Nazilerin hem de antifaşistlerin ağır eleştirilerine maruz kalan Hesse, bu ortamın, ayrıca sorunlu aile yaşamının ve savaş esirlerine yardım konusundaki yoğun çalışmasının sonucu ağır bir bunalım geçirdi. Jung’un öğrencisi Lang ona psikanaliz tedavisi uyguladı. Lang ile dostluğu Hesse’nin ruh bilimi ve Jung’a duyduğu ilgiyi körükleyerek şiirsel iç dünyasını zenginleştirdi. İnsancıllığı, barışseverliği ve insan yaşamını irdeleyen felsefesi, Bozkırkurdu, Narziss ve Goldmund ve Siddhartha adlı romanlarında özellikle belirgindir.

Boncuk Oyunu adlı romanından sonra 1946’da Nobel Edebiyat Ödülü de alan Hesse’nin Doğu edebiyatına ve mistisizmine düşkünlüğü, ayrıca bireysel bunalımlara çözümü Doğu felsefesinde arayışı, 1960 yıllarında canlanan Budizm ve Zen Budizmi akımlarının da yardımıyla özellikle Amerikan hippi gençliği arasında en çok okunan yazarlar arasına girmesine neden oldu. Hermann Hesse, 1962 yılında İsviçre’nin Montagnola Kasabası’nda öldü.

Siddhartha

Siddhartha, 1946 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Alman yazar Hermann Hesse’nin baş­yapıtıdır. I. Dünya Savaşı’nı izleyen yıllarda insanları yaşamlarını yeniden kurmaya çağıran, Doğu gizemciliğini yücelten Siddhartha, kuşaklar boyunca nerdeyse bir “kutsal kitap” gibi okunmuştur. Siddhartha’da Buddha’nın yaşamının ilk yıllarını şiirsel bir üslupla anlatan Hesse, insanın öz benliğini bularak uygarlığın yerleşik biçimlerinden kurtulmaya çalışmasını işler. “Bu kitapta,” der, “tüm dinlerde, insanların benimsediği tüm inanış biçimlerinde ortak olan yanı, tüm ulusal ayrımları aşan, tüm ırkların, tüm bireylerin benimseyebileceği şeyi yakalamaya çalıştım.”

9) Jules Gabriel Verne

Verne, Hugo Gernsback ve H.G. Wells ile genellikle “Bilimkurgunun babası” olarak adlandırılır. Eserlerinde ayrıntılarıyla tarif ettiği buluşlar ve makinaların o sıralarda gelişmekte olan Avrupa sanayisi ve teknolojisine ilham kaynağı olduğu düşünülür. Özellikle uzay, hava taşıtları, denizaltılar hakkında yazmıştır.

Daha çok Denizler altında Yirmi Bin Fersah (1870), Dünyanın Merkezine Yolculuk (1864) ve Seksen Günde Devr-i Alem (1873) romanlarıyla tanınır. UNESCO’nun çeviri kitap veritabanına (Index Translationum) göre dünyada en çok çevrilen ikinci bireysel yazarıdır.

Doktor OX’un Deneyi

Hikâyemiz, Flandre’da, hayali Quiquendone kentinde geçer. Kentin sakin, ölçülü, tutumlu ve ağırkanlı insanları yüzyıllardır hiçbir konuda aşırılığa kaçmadan, herhangi bir duygu belirtisi göstermeden, uyum içinde son derece durağan bir yaşam sürmektedir. Yöneticileri bile yaşamları boyunca inisiyatif kullanmadan, hiçbir önemli karar almadan bu dünyadan göçüp gitmektedir. Ancak Doktor Ox’un sözde kenti aydınlatma projesiyle gelişi Quiquendone’da bir şeyleri değiştirecektir.

Doktorun gizli bir gündemi vardır ve bunun için kent halkını kobay olarak kullanmaktan çekinmeyecektir. Zira bilim vicdansız kişilerin elinde tehlikeli olabilir. Jules Verne ince ironisinin her satırına sindiği bu eğlenceli novellada, dünyadan kopuk yaşayan, ortaçağla bağlarını koparmamış küçük bir kentin Flaman sakinlerinin çoktan miadını doldurmuş yaşam biçimlerini hicveder. Hikâye Alman asıllı Fransız besteci Jacques Offenbach’ın Doktor Ox adlı operasına da konu olmuş, librettonun yazımına bizzat Verne de katkıda bulunmuştur.

10) Robert Burton

Oxford Üniversitesin’de en iyi klasik Melankolinin Anatomisi ile tanınan bir İngiliz bilgindir. Burton’ın Melankoli keskin bir şekilde kendisine odaklanır; Bacon’dan farklı olarak Burton, doğa bilimi değil psikoloji bilgisinin insanlığın en büyük ihtiyacı olduğunu varsayar. Onun muazzam tezi eleştirmenler tarafından “enfes” olarak kabul edilir.

Burton ve diğerlerine göre melankolik, sevgililerin vahşi tutkuları ve umutsuzluklarından, dini adanmışların acı ve ekstanslarından, delilerin çılgınlıklarından ve Shakespeare veya Milton gibi akademisyenler tarafından örneklenen çılgın soyutlamadan sorumluydu.

Melankolinin Anatomisi

Tarih boyunca kimi kitaplar dünyayı değiştirdiler. Kendimizi ve birbirimizi görme biçimlerimizi etkileyip tartışma ortamını alevlendirmişlerdir. Muhalif düşünceyi, savaşları ve devrimleri tetiklemiş; insanları aydınlatmış, öfkelendirmiş, kışkırtmış ve teselli etmişlerdir. Yaşamlarımızı zenginleştirmiş ve onları yok etmişlerdir. Melankolinin Anatomisi de bu kitaplardan biri. Bugüne kadar çok az yazar Robert Burton’ınki gibi zincirlerinden kurtulmuş bir üslupla insan doğasının derinliklerine inmeyi göze alabildi. İlk fasikül ile melankolinin kökenini ve nedenlerini irdeleyen Burton, sizi keşfetmenin büyüsüne davet ediyor.

11) Herbert George Wells

Herbert George Wells ya da daha çok tanındığı adla H. G. Wells (21 Eylül 1866 – 13 Ağustos 1946), Dünyalar Savaşı, Görünmez Adam, Dr. Moreau’nun Adası ve Zaman Makinesi adlı bilimkurgu romanlarıyla tanınan ama neredeyse edebiyatın her dalında birçok eser vermiş olan İngiliz yazardır. Sosyalist olduğunu açıkça söyleyen H.G. Wells’in çoğu eserinde önemli ölçüde siyasi ve sosyal yorumlar bulunmaktadır. Jules Verne gibi gelecekteki teknolojik gelişmeleri anlattığı kitaplarıyla bilimkurgu dalının öncülerinden hatta yaratıcılarından sayılmaktadır.

Aynı zamanda 1920 yılında günün en önemli insanlık tarihi kitaplarından olan Outline of History eserini yayımlamıştır. Bu kitap Mustafa Kemal Atatürk tarafından değerlendirilmiş ve “kalıcı dünya barışı için uluslararası hükümet” görüşü Nutuk’ta yer almıştır.

Efendi Uyanıyor

Edebiyat tarihinin ilk distopyası olan Efendi Uyanıyor bir 19. yy. centilmeni olan Graham’ın öyküsünü anlatıyor. Nadir görülen bir uykusuzluk hastalığından mustarip olan Graham en sonunda uyumayı başarır. Ne var ki bu kez 200 yıllık trans halinde bir uykuya dalacaktır. Uyandığında ise, banka hesabına işleyen faizler sayesinde dünyanın en zengin ve en güçlü adamı olduğunu öğrenir. O artık bambaşka ve hiç tanımadığı bir dünyada yaşamaktadır. Dünyanın tek efendisi ve sahibi odur! Graham uyuduğu sırada servetini idare eden Konsey, tüm gezegene hüküm süren son derece karanlık ve acımasız bir sistem kurmuştur. Oysa insanların bir kurtarıcı olarak gördüğü Graham’dan beklenen, toplumu bu korkunç despotlardan kurtarmasıdır.

Bir distopya klasiği ve politik bilimkurgu türünün en iyi örneklerinden biri olan Wells’in bu başyapıtı, okuru fantastik bir maceraya sürüklüyor. Günümüzden 114 yıl önce yazılmış olmasına rağmen global şirketlerin yükselişi, uçakların seyahat amaçlı kullanımı ve birçok teknolojik gelişmeyi zamanının çok ötesinde başarılı bir şekilde tahmin etmiş olması şaşkınlık yaratıyor. Geleceğe dair yerinde tahminlerinin yanı sıra toplumsal adaletsizlikle boğuşan bir dünyayı tasvir eden Efendi Uyanıyor, distopya, bilim kurgu ve politik roman hayranları için mükemmel bir seçim.

12) John Steinbeck

27 Şubat 1902 tarihinde doğan, Pulitzer ve Nobel ödüllü ABD’li yazardır. Vefat ettiği tarih olan 20 Aralık 1968’e kadar, edebiyat dünyasının içinde önemli bir yer almış, sinemaya uyarlanan pek çok eserin sahibi, dünyaca ünlü bir romancıdır.

Eserlerinde toplumu değişik yönleriyle ele alan John Steinbeck yaşamın dertli taraflarını ve insanların yoksulluklarını işlemiştir. Doğduğu ve büyüdüğü California bölgesindeki insanları, yaşayış tarzlarını, tarım işçilerinin yaşam koşullarını anlatmıştır.

1929 ekonomik buhranının verdiği sıkıntıları, insanlara olan etkisini eserlerinde görürüz. Amerikan değer yargılarının bütününü onaylayan John Steinbeck özellikle Vietnam Savaşını onaylamasından ötürü çeşitli kitlelerin eleştirisine maruz kalmıştır.

Toplum yaşamını derinden kavrayışı, eserlerinde ironik ve alaycı yaklaşımı ve imge gücü onun natüralist bir gerçeklikle yazdığının resmidir.

Yayımladığı Fareler ve İnsanlar adlı romanından sonra büyük ün kazanmıştır. Kendisine Pulitzer Ödülünü getiren eseri Gazap Üzümleri ayrıca sinemaya aktarılmıştır.

Fareler ve İnsanlar

Yoksulluk, dostluk, vefa, hırs ve masumiyet gibi pek çok konuyu işlemiş kitap güç sahibi insanların sahip oldukları kudret sonucu nasıl insanlıklarını kaybettiğini anlatıyor. Çok ince olmasına rağmen dolu dolu, ırkçılığı somutlayan, işçi hakları sorununa parmak basan bir amerikan rüyası eleştirisi… Büyük hatalar yapan iyi insanların ve hayallerine ulaşmak için çabalayan herkesin öyküsü…

Bu yazımızda önerdiğimiz karantina sürecinde mutlaka okunması gereken kitaplar ile ilgili sorularınızı ve görüşlerinizi yorum olarak belirtmeyi unutmayın. Ayrıca sizinde bu süreçte mutlaka okunması gereken kitaplar listeniz var ise bizimle yorum kısmında paylaşabilirsiniz.

Fatma Betül ÖZDEMİR
Akdeniz Üniversitesi, Uzay Bilimleri ve Teknolojileri Bölümü Öğrencisi

    Ultraviyole Işık Korona Virüsünü Öldürür mü?

    Önceki Yazı

    Güneş Enerjisiyle Su Isıtma Sistemleri Nedir? Nasıl Çalışır?

    Sonraki Yazı

    1 Yorum

    1. Hem 1984 atmosferinde hem de Harari’nin anlatımına yakın, politik-toplumsal bir şeyler arayanlar için, Timothy Snyder’dan “Tiranlık Üzerine” de benim tavsiyem olsun (:

    Cevap Yaz

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Bunları da beğenebilirsiniz

    Bu konuda daha fazla Kişisel Gelişim