BiyografiKişisel Gelişim

İbni Sina ve Yaşamından 10 Etkili Çalışma Tekniği

0
İbni Sina ve Yaşamından 10 Etkili Çalışma Tekniği
İbni Sina ve Yaşamından 10 Etkili Çalışma Tekniği

İbni Sina, bir şekilde eğitim sisteminin çarkında hepimizin ismini duyduğumuz bir değer. İncelendiğinde kimine göre alim, kimine göre zındık olan bir isim. Alim veyahut zındık biz bir mühendisin bakış açısıyla İbni Sina’nın ismini 10. yüzyıldan beri yaşatan yönlerini, bir şeyleri öğrenirken nasıl bir teknik/yön izlediğini, nasıl düşündüğünü ele alacağız.

Tabi ki yaşadığı zaman ve mekânın etkilerini düşünce yapısı üzerindeki etkileri göz ardı edemeyiz. Bir fikrin/formülün nasıl bir ortamda doğduğu ne sancıların meyvesi olduğu da bizler için mühimdir.  Bu nedenle nasıl bir aileye, ülkeye ve zamana doğduğunu ara ara özet bilgilerle sunacağız.

Tarih dediğimiz olgu deneysel olmadığı için ve hatta değişken kabul edilebileceği için tartıştıklarımız tamamen gerçeği yansıtabileceği gibi tamamen hayal ürünü bir yapıya da dönüşebilir.

İbn-i Sina, Avrupa’nın verdiği isimle Avicenna (İbranice İbni Sina’dan) Buhara’da bir vergi memurunun oğlu olarak doğdu. Vezir de oldu zindana da düştü.

Aşağıda İbni Sina’nın kendi kaleme aldığı hayat hikayesi ve gözde öğrencisi Ebu Ubeyd el-Cuzcani’nin İbni Sina hakkında yazdıklarından çalışma yöntemini analiz edebileceğimiz bölümlerini derledim. Her bir madde sonrasında çalışma metodunu yorumlayıp yazının en sonunda toplu olarak vereceğim mottoları ekleyeceğim.

İbni Sina Çalışırken
İbni Sina Çalışırken

Hadi başlayalım…

İbni Sina Hayatı ve Çalışma Teknikleri

Tekrar Et

1)”O zamanlar henüz 16 yaşındaydım. 1.5 yıl boyunca bir çok eser okuyup, inceledim. Mantığı ve felsefenin bütün bölümlerini tekrar tekrar okudum.”

Bu alıntıda dikkatinizi çekmek istediğim husus tekrar. Sanırım tekrarın öğrenme sürecindeki önemini hepimiz kabul ediyoruz.

  • Tekrar et

Düzenli Çalışma ve Kalıcı Öğrenme

2)”O sıralar geceleri çok az uyuyor, gündüzleri de başka hiçbir şeyle meşgul olmuyordum. Kendime bir dosya hazırladım, kitaplarda karşılaştığım her argümanda buradan çıkan tasımın (kıyas) öncülerini tespit ediyor ve bunları dosyaya kaydederek sınıflandırıyordum. Sonra bunlardan hangi sonuçların çıkabileceğini araştırıyor ve bu konuda tüm hakikati kavramak nasip olana kadar öncüllerin koşullarını müşahede ediyordum. Bir sorunun üstesinden gelemediğim, bir tasımdaki merkezi kavramı, tespit edemediğim zaman, camiye gidip dua ediyor ve her şey açıklığa kavuşana, güçlükler ortadan kalkana kadar kâinatın yaratıcısına niyaz ediyordum. Akşam olunca eve dönüyor, lambayı önüme çekerek kendimi okumaya ve yazmaya veriyordum. Uyku bastırdığı ya da yorgun düştüğüm zaman, kendime gelmek için bir bardak şarap içiyor ve okumaya devam ediyordum. İçim geçip, hafif uykuya daldığım zaman, aklımı kurcalayan sorun rüyama giriyordu.  Pek çok sorun uyku sırasında açıklığa kavuştu. Böylece bütün ilimler hafızamda sağlam bir şekilde yer ettiler ve onlara olan vukfum bir faninin elinden gelenin azamisiydi”

Alıntıdan düzenli ve sıkı çalışan İbn-i Sina’nın, çalıştığı konuyu tamamen anlamadan bu konuyu geçmediğini ve eğer anlamadıysa zihnini konudan tam uzaklaştırmadan ara verdiğini, bir müddet sonra sorunu tekrar ele alarak ve şimdilerde ‘uykuda öğrenme’ denen metodu uyguladığını, konuyu devamlı olarak zihninde tutarak da bilgilerin kalıcı bir hal almasını sağlamaya çalıştığını anlayabiliriz.

  • Düzenli ve sıkı çalış
  • Anlamadan geçme
  • Öğrenmeyi kalıcı kıl

Anlamak

İbni Sina
İbni Sina

3) ”Mantık, fizik ve matematikten sonra ilahiyata yöneldim. (Aristoteles’in) Metafizik adlı kitabını okudum, ama içeriğini anlamadığım gibi, yazarın temayülü de benim için anlaşılmaz kaldı. 40 defa baştan sona okudum, artık ezberlemiştim, ama yine de anlamamış, ne kastettiğini çıkaramamıştım. İyice ümidi keserek kendi kendime şöyle dedim: ’İşte asla anlayamayacağın bir eser!’…Kelimesi kelimesine ezberlediğim Aristoteles Metafizik’inin anlamı kafamda bir anda açıklığa kavuştu.”

Burada üç nokta ile geçtiğim yerde İbni Sina sahaflarda dolaşırken eline çok ucuz sayılabilecek bir fiyata bir kitap tutuşturulur, zihni meşgul olduğu için kitaba bakmadan alır. Sonrasında kitabın Ebu Nasr el-Farabî’nin Aristoteles ve Metafiziğinin amaçları üzerine yazılmış bir eseri olduğunu fark ederek eve döner ve derhal bu kitabı okur.

İbni Sina’da Platoncu etkiler göze çarpsa da temelde Aristoteles’in düşünceleri hakimdir. Örnek olarak, güneşten yayılan ışık ve sıcaklık konusunu ele alışını verebiliriz. Yukarıda da yine bir Aristoteles kitabı üzerinde gerçekleştirdiği çalışmanın bir sürecini görüyoruz. İbni Sina yeni bir konuya yönelmiş ve bu konuda incelediği bir eseri anlamamasına rağmen 40 defa okumuş. Gerçi 40 belki abartıdır ama kimi kısımları ezberleyene kadar okuduğunu biliyoruz. Sonrasında gelişen olaylarla başka bir alimin kitabı eline geçiyor ve bu sayede konuyu idrak ediyor. 1000 yılı aşkın bir süre önce gerçekleştiğini varsaydığımız bu olayda takdir edersiniz ki İbni Sina anlamadığı kitap üzerine başka bir alimin bir çalışması olduğundan habersiz.

  • Anlamak için çaba sarf et
  • Anlamadığın bir konuyu iyi araştır gerekirse bir bilene sor

Bilgiyi Özümse

İbni Sina'nın Heykeli
İbni Sina Heykeli

4) ”18 yaşına geldiğim zaman bu ilimlerin hepsini tamamlamıştım. O zamanlar bilgileri kafamda daha iyi tutabiliyordum; bugünse bu bilgiler kafamda geliştiler, olgunlaştılar ve o günden bu yana yeni şeyler öğrenme ihtiyacı duymadım.”

Bir bilgiyi öğrenmek sadece bir başlangıçtır. Önemli olan o bilgiyi özümseyip kendimizce bir şeyler katabilmektir.

  • Bilgiyi özümse

Kaynak Analizi

5) Üstadın takdire değer hususlarında biri de yeni bir kitabı başından sonuna kadar okumamasıydı; kendisine hizmet ve arkadaşlık ettiğim 25 yıl içinde bir defa olsun böyle yaptığını görmedim; daha çok kitaptaki zor bölümleri ve karmaşık sorunları arayıp çıkarıyor ve yazarın bu konuda ne dediğine bakıyordu, böylece onun ilmî mertebesini de anlıyordu.” ( el-Cûzcani)

Cûzcani, İbni Sina’yı 33 yaşındayken tanımıştı ve bir önceki alıntıdan da anlaşılacağı üzere İbni Sina belli bir bilgi birikimine o dönemden sahipti ve kaynak taraması yapmayı iyi biliyordu. Kitapları çalıştığı konuya göre seçiyor ve kendi çalışmasına göre hızlı analiz ediyor ve üzerinde çalışabileceği kısımları seçiyordu.

  • Yapacağın çalışmaya göre kaynağı iyi analiz et
İbni Sina Araştırma Yaparken

Bilgi ve Karşıt Bilgi

6)”O sıralar kendisinden Aristoteles’in eserlerini tefsir etmesini rica etmiştim. Bana şöyle cevap vermişti: ‘Böyle büyük bir işe girişecek vaktim yok. Ama istersen, bana doğru geldikleri kadarıyla bu ilimleri, karşıtlarıyla polemiğe ve hesaplaşmaya girmeden, açıklayan bir kitap yazayım, bunu seve seve yaparım.’ Tabi ki buna razı olmuştum. Sonradan Şifa adını verdiği kitabının Fizik bölümüyle işe başladı. O günlerde Kânun’un birinci cildini bitirmişti.” ( el-Cûzcani)

İbni Sina’nın bir konu hakkında çalışırken karşıtlarını da hesaba kattığını ve konuları tek tek bir tür ispat ya da red şeklinde ayrıntılı olarak çalıştığını söyleyebiliriz.

  • Bilgiyi iyice anlayabilmek için karşıtını da hesaba kat

Konuları Bölerek Çalış

7)”Kendisinden Şifa kitabını bitirmesini rica ettim. Bunun üzerine Ebu-Galip’ten kağıt, kalem istedi ve onun getirdiği yaklaşık 160 sayfa tutarındaki kağıtlara temel sorunların başlıklarını yazmaya başladı. Tek bir kitaba ya da özgün metne bakmadan, daha çok hafızasından ve ezbere bütün temel sorunları kâğıda dökmesi iki gününü dahi sürmemişti. Sonra bunları önüne çekti ve eline kalemi alarak her sorun için bir tefsir yazmaya başladı. Bir günde 50 sayfa yazmış, Zooloji ile Botanik dışında, neredeyse Fizik ve Matematik konularını bitirmişti.” ( el-Cûzcani)

Ebu-Galip, evinde saklandığı baharat tüccarıdır.

İbni Sina bir günde ezberinden 50 sayfa yazacak ezber yeteneğine sahip olmasına rağmen öncesinde temel sorunların başlıklarını sıralayıp sonrasında bunlar üzerinde çalışmış yani konuları bölerek her defasında dikkatini vermesi gereken konuyu ana hatlarıyla beliriemiştir. Bu da ona çalışmasında hız ve dikkat kazandırmıştır.

  • Konulara bölerek çalış

Çok Yönlü Olmak

8)”Bir gün üstad emirle sohbet ediyordu, yanlarında Ebu Mansur el-Cubaî de vardı, dilbilgisiyle ilgili bir sorun üzerine konuşuluyordu ve üstad konu hakkında bütün bildiklerini anlattı. Bunun üzerine Ebu Mansur üstada dönerek dedi ki: ‘Sen bir feylesof ve bilgesin, ama anlattıklarını çekici hale getirebilecek kadar dilbilgisi(filoloji) kitabı okumadın.’ Bu sözler üstadı çok öfkelendirmişti; 3 yıl boyunca dilbilgisi üzerine yazılmış eserleri inceledi. Horasan’dan Ebu Mansur el-Asharî’nin Dilbilgisi Eğitimi adlı kitabını getirtti…” ( el-Cûzcani)

Mevzunun gerisi İbni Sina’nın o dönemin en ünlü üç edebiyatçısının her birinin üslubunda birer kitap yazıp üçünü birlikte ciltlenmesini ve deri kapağının suni olarak eskitilmesini ve emir onu çölde bulmuş da anlamını öğrenmek için ebu mansura sorar. Ebu mansur kitabı anlamaz sonrasında İbni Sina ile yüzleşirler Ebu Mansur özür diler sonrasında el cüzcaninin bildirdiğine göre “Arap Lisanı” adında bir kitap kaleme alır ancak kitap müsvedde olarak kalır.

Bu son alıntıda İbni Sina’nın çok yönlü oluşuna dikkatinizi çekmek istiyorum. Dönemin birçok alimi de bu çok yönlülüğe sahipti. Günümüzde bilginin çokluğundan mıdır bilmem bu çok yönlülüğü büyük oranda kaybettik. İbni Sina daha önce çalışmadığı bir alanda 3 sene çalışıyor ve döneminin en iyi edebiyatçılarının üslubunu kullanabilecek düzeye geliyor. Bu alıntıdan çok yönlü olmamızı mı yoksa ilgilendiğimiz bir konuyu her yönüyle iyi öğrenmemiz gerektiğini mi çıkarmalıyız işte bunu size bırakıyorum.

İbni Sina Minyatürü
İbni Sina Minyatürü

Sonuç olarak İbni Sina’nın yaşamından ve alıntılarından anlayabileceğimiz 10 çalışma ve öğrenme yöntemi

  1. Yapacağın çalışmaya göre kaynağı iyi analiz et
  2. Konulara bölerek çalış
  3. Düzenli ve sıkı çalış
  4. Anlamadan geçme
  5. Anlamak için çaba sarf et
  6. Anlamadığın bir konuyu iyi araştır gerekirse bir bilene sor
  7. Bilgiyi iyice anlayabilmek için karşıtını da hesaba kat
  8. Tekrar et
  9. Öğrenmeyi kalıcı kıl
  10. Bilgiyi özümse
Kübra Nur ULAŞ
Muş/Malazgirt'te doğdu. Liseyi Muş Fen Lisesi'nde okudu. Lisans eğitimini Sakarya Üniversitesi/Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü'nden almaktadır.

    Yangın Alarm Sistemleri Ne İşe Yarar?

    Önceki Yazı

    Laboratuvarda Üretilen Yapay Etler Gıdanın Geleceği mi?

    Sonraki Yazı

    Yorum

    Cevap Yaz

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Bunları da beğenebilirsiniz

    Bu konuda daha fazla Biyografi