Doğa ve Çevre

Atık Su Arıtma Tesislerinde Her Mühendisin Başına Gelebilecek Problemler ve Çözümleri

Gelişmelerden haberdar olmak için bizi Google Haberler'den takip edin!

Mühendistan Google News

Ülkemizin hemen hemen her ilinde hatta ilçelerinde bir ya da birden fazla atık su arıtma tesisi bulunur. İl ya da ilçelerde yapılan faaliyetlere göre atık sular oluşur. Daha iyi anlaşılması için bu faaliyetlere örnek verelim. Sanayi bölgesi bulunan bir ilin, atık suları elbette endüstriyel olacaktır ya da sanayi bölgesi olmayan bir yerde evsel atık suların bulunması daha gözlemlenebilir bir durumdur.

Atık Su Arıtma Tesisi Nedir?

Tesislere gelen atık suların hangi işlemlere dayalı prosesten geçirileceği, tesise gelen atık su karakterizasyonuna göre değişiklik göstermektedir. Atık su karakterizasyonun analizi yapılır iken içeriğinde KOİ, BOİ, AKM, kirlilik yükü, toplam katı madde, oksijen miktarı, toplam organik karbon gibi parametrelerin değerleri incelenir.

Altın arama çalışmaları yapılan bir ilçede atık suların içerikleri çok başka şeyler çıkabildiği görülebilir. Tarım uygulamalarının çoğunlukta olduğu bir kesimden çıkan atık su içeriğinde kimyasalların oranı çok düşüktür.

Atık su arıtma tesisi için yapılan hesaplamalarda atık suyun karakterizasyonu ön planda bulunan bir faktördür. Bazı illerimizde bu karakterizasyonuna bakılarak nasıl bir arıtım ve proses belirlenmesi gerektiğine karar verilir.

Atık su arıtma tesisinin çalışma prensibini DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan aşağıdaki video ile izleyebilirsiniz.

Akdeniz ve Ege bölgeleri civarında bulunan illerde genellikle ileri biyolojik arıtma ve deniz deşarj yöntemi uygulanır iken Karadeniz tarafında bulunan illerde paket biyolojik arıtma yöntemleri ile tesis işletilmektedir. Marmara bölgesinde özellikle İstanbul ve Kocaeli bölgelerinde atık su arıtma tesislerinde biyolojik arıtım sağlanır iken en belirgin ilimiz olan Bursa’da doğal arıtma ya da yapay sulak alanlardan oluşan arıtım yöntemi çalışır.

Atık Su Arıtma Tesisi Sorunları

Atık su arıtma tesislerinde en çok karşılaşılan sorunlardan biri ve bertarafı için pek çok farklı yöntemi bulunan hatta daha farklı bertaraf yolları için projeleri sürdürülen arıtma çamurlarının varlığıdır.  Atık su, tesiste hangi aşamalardan geçirilirse geçirilsin hangi proseslerde işlem görülürse görülsün proses sonucunda hep belli bir miktar arıtma çamuru bulunur.

Bu çamurun bertarafı çevreye duyarlı şekilde gerçekleştirilmelidir. Çünkü atık olarak nitelendirilen bu çamur, kimyasal ya da organik içeriklidir. Herhangi bir kimyasalı nasıl çevreye öylece bırakamazsak atık çamuru da bırakamayız. Bertarafı için genellikle susuzlaştırma işleminden geçirilir ve yakma tesisine gönderilir. Çimento firmalarında karışıma eklenen bir malzeme olarak kullanılır.

Atıksu arıtma tesisleri içerisinde genel olarak;

  • Izgaralar,
  • Kum tutucu,
  • Havalandırma,
  • Ön ve son çöktürme,
  • Dezenfeksiyon,
  • Çamur yoğunlaştırma ve susuzlaştırma bölümleri yer alır. Bu bölümlerde yaşanan bazı sorunlar ve çözümlerine odaklanacağız.

Izgaralar

Kaba ve ince olarak ayrılan ızgaralarda genellikle katı atıkların ve kumun birikmesi nedeniyle çeşitli kokuların ortaya çıkması aynı zamanda tıkanmalar gözlemlenir. Bunun en büyük nedenleri arasında ızgaraların zamanında bakımı aksatılmış ya da ızgara arızalarının tamir edilmemiş olmasıdır. Eğer ızgaraların çalışma hususunda mekanik bir sıkıntı yaşanıyorsa tamiri yapılmalıdır.

Kum Tutucular

Kum tutuculara geçelim. Kum tutucularda en az rastlanan olay, havuzda kum birikmesidir. Bunun için suyun akış hızı arttırılmalıdır.  Eğer akış hızı çok arttırılırsa bu seferde atık sudan arındırılan kum miktarı azalır. Bir diğer sorun: sudaki yağların ayrılması için belirlenen bölgede yağların gözlemlenebiliyor olmasıdır.

Bunun için boruların tıkanık olup olmadığına bakılmalı ve yağ sıyırıcının kontrolleri yapılmalıdır. Bu arada aklınızda olsun çürük yumurta kokusu alıyorsanız bunun nedeni hidrojen sülfürün ortamda bulunmasından dolayıdır.

Ön ve Son Çökeltme Havuzları

Ya ön çökeltme havuzları? Pek çok sorunu bulunan ön çökeltme tanklarında genellikle köpük sorunları olur. Siyah köpükleri gözlemleniyorsa bilinmeli ki bu septik çamurdan dolayıdır. Bunun için sıyırıcı hızı arttırılması net olarak yardımcı olur. Köpük taşmasında yapılacak en iyi yöntem, köpüklerin daha sık uzaklaştırılmalıdır.

Sertleşmiş çamur için boruların içerisinde geri yıkama yapılabilir, basınçlı su aracılığıyla temizleme gerçekleştirilebilir. Ayrıca pompalara da dikkat edilmelidir. Giriş bölgesinde olması gerekenden çok katı maddenin çökmesi ise ön çökeltme tankındaki düşük hızlardan kaynaklanır. Eğer yosun hacimleri görülüyorsa savaklar temizlenmelidir.

Son çökeltme havuzu problemleri arasında küçük çaplı flokların gözlemlenmesi sık karşılaşılır. En temel nedeni havalandırmada aşırı derecede suyun karıştırılması ya da fazla havalandırmadır. Çözünmüş oksijen miktarının belli bir değer altına düşmemesi gerekir. Havalandırma havuzundaki karışımın azaltılması ve çamur yaşını azaltılmak farklı çözümlerdir.

Son çökeltme havuzunun çıkış suyu bulunur. Eğer çıkış sularında çok küçük çaplı ve seyrek floklar gözlemleniyorsa havuzdaki aşırı karışımdan kaynaklanır. Bu tür sorunlarda yapılacak en öncelikli şey çözünmüş oksijen değerlerinin ve MLSS’ nin kontrolüdür. Karışım hızı azaltılır ve çözünmüş oksijen değerleri hususunda uygulamalar yapıldığı takdirde bir sorun kalmaz. Eğer MLSS değerlerinde sıkıntı yaşanıyor ise aktif çamur miktarının arttırılmalıdır. Ekstra bilgi olsun, savakların seviyesi düşürülmesi de bu sorunda işinize yarayabilecek bir yöntemdir.

Ön ve Son Çökeltme Havuzları

Havalandırma Havuzu

Havalandırma havuzundaki problemlere giriş yapacak olursak hava kabarcıklarının aşırı büyümesidir. Hava kabarcıklarını genel itibarı ile gözlemleriz. Fakat aşırı hacimli olanları büyük sorun demektir. Direk akla difüzörlerin depresyona girdiği getirilmelidir.

Difüzörlerinize baktırmanız yeterli olacaktır. Yaşanabilecek bir başka sorun havuz içerisinde çeşitli yerlerde ölü bölgelerin oluşmasıdır. Bu sorunda da difüzörlere bakılmalı ya da çözünmüş oksijen miktarına bakılmalıdır. Göreceksiniz ki sonuçlar hiç iç açıcı olmayacak. Suyun varlığında türbülans yaşandığı gözlemleniyor ise yine nedenler arasında difüzör bulunur.

Bazı atık su arıtma tesis işletmeleri içerisinde bulunan havalandırma havuzlarında köpük gözlemlenir. Bu köpükler kahverengi flokların biraz daha yoğun hali sayılabilecek köpüklerdir. Ayrıca sert olmayan, katılaşmamış ve havuz içerisinde suyun yüzeyine yakın denebilecek kısımlarda konumlanır. Bu köpükler bir sorun habercisi olmanın aksine tesisin iyi işletildiğine dair belirtilerden biri olmaktadır. Yani bu köpükler tesisinizde bulunuyor ise çıkış suyunuzun kalitesi oldukça iyi ve kalitelidir.

Proses içerisinde belli işlemlerden geçen atık sudan meydana gelen çamurun yoğunluğu hususunda beklenenler görülmeyebilir. Çamurda yoğunluk dışında pH’ ın istenilen düzeyde olmaması da olası bir durumdur. Peki tedavisi? Çamur içerisinde nitrifikasyon olayının yaşanması ve düşük alkalinite nedeniyle havuz giriş- çıkışlarda değerlere bakılmalıdır.

Amonyum ve alkalinite değerleri incelenmelidir. Yapılan incelemeler sonunda sodyum bikarbonat gibi kimyasallarla alkalinite arttırılmalıdır. Çamur yaşı ile ilgili ayarlamalarda işinizi görecektir. Çamur yaşınızın yüksek oluşu ayrıca flokların kümeler halinde toplanmasına sebep olur. Aktif çamurun atılma miktarının arttırılması için gerekli uygulamalar yapılmalıdır. Bir farklı sorun ise çamur kabarmasıdır. Çamur kabarmasının önüne geçmek amacıyla çamur yaşını ve hidrolik alıkonma süresini yükseltebilir, sülfit miktarları kontrol edilebilir.

Atık su arıtma işlemi ve atık su arıtma tesisleriyle ilgili sorularınızı bize yorum olarak sorabilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu